Jericho Swain, Noxus'un köklü soylu ailelerinden birinde doğdu. Ancak imparatorluğun içten içe çürüdüğünü, Kara Gül (Black Rose) adlı gizli bir örgütün devleti kontrol etmeye çalıştığını fark ettiğinde sarsılmaz bir karar verdi. Noxus'un bekası için kendi ailesinin bile Kara Gül'e hizmet ettiğini ortaya çıkardı ve onları bizzat idam ettirdi. Bu olay, onun devlete olan mutlak bağlılığının en büyük kanıtıydı ve orduda hızla yükselmesini sağladı.
Askeri kariyeri boyunca Swain, savaş alanında kaba kuvvetten çok taktiksel dehasıyla ün saldı. Askerleri ona büyük bir sadakatle bağlıydı çünkü o, diğer generallerin aksine askerleriyle omuz omuza savaşıyordu. Ancak imparator Boram Darkwill'in sonu gelmez hırsı, Noxus ordularını İonia'nın büyülü ve tehlikeli topraklarına sürüklediğinde işler tamamen değişti.
İonia'daki Placidium Savaşı, Swain'in hayatının dönüm noktası oldu. Kuvvetleri tuzağa düşürüldü ve Irelia adında genç bir direnişçi, Swain'in sol kolunu kopararak onu ölümün eşiğine getirdi. Ağır yaralanmış ve kolunu kaybetmiş olan Swain, Noxus'a geri gönderildi. Artık imparatorluğun zayıf ve aklını yitirmiş bir liderin elinde parçalandığını çok daha net görebiliyordu.
Ölümü beklemek veya kaderine razı olmak yerine Ölümsüz Hisar'ın (Immortal Bastion) derinliklerine indi. Orada, ölülerin sırlarıyla beslenen antik bir iblis olan Raum ile karşılaştı. Swain, iblise boyun eğmek yerine kendi sarsılmaz iradesiyle onu dize getirdi. Kopardığı sol kolunun yerine şeytani, kızıl parlamalara sahip bir uzuv yarattı. Artık iblisin kuzgunları dünyanın dört bir yanından fısıltıları ve sırları toplayıp doğrudan ona getiriyordu.
Elde ettiği bu yeni güç ve aklındaki kusursuz askeri planla Swain, General Darius'un da desteğini arkasına alarak Boram Darkwill'i devirdi. Ancak tahta geçip yeni bir diktatör olmak yerine devrim niteliğinde bir adım attı. Noxus'un gücünün tek bir kişide toplanmaması gerektiğine inanan Swain, Trifarix (Üçlü Konsey) adını verdiği yeni bir yönetim biçimi kurdu.
Bu sistemde imparatorluğu "Vizyon, Güç ve Kurnazlık" ilkelerini temsil eden üç lider yönetecekti. Kendisi "Vizyon"u temsil ederken, Darius "Güç"ü devraldı. Artık Noxus, omuzlarında kuzgunlarıyla dolaşan bu acımasız ve bilge liderin vizyonuyla, sadece kılıçla değil keskin bir zekayla da dünyayı fethetmeye hazırlanan yenilmez bir savaş makinesine dönüşmüştü.
"Onlar hamlemi bekliyor... Bense on adım sonrasını planlıyorum."
- Jericho Swain