Efsaneler, dünyanın henüz çok genç olduğu zamanlarda gökyüzünü devasa ejderhaların yönettiğini anlatır. Zamanla bu kadim yaratıklar uykularına çekilmiş veya yok olmuşlardır; ta ki Jericho Swain, Ölümsüz Hisar'ın altındaki unutulmuş mağaralarda son ejderha yuvasını bulana kadar. Swain, bu yaratıkları yok etmek yerine onların vahşi gücünü Noxus'un hizmetine sunmayı başarmış ve tarihin ilk Ejderha Efendisi olmuştur.
Bu kadim bağ sayesinde Swain, insan formunun ötesine geçmiştir. Sol kolu artık iblis Raum'un değil, sönmek bilmeyen bir ejderha ateşinin enerjisiyle parlamaktadır. Üzerindeki zırh, en sert çelikten bile daha dayanıklı olan ejderha pullarıyla kaplanmıştır. Etrafında uçan kuzgunlar yerini, efendilerinin her emrini bekleyen ve gözlerinden ateş saçan küçük ejderha yavrularına bırakmıştır. Swain sadece bir general değil, yaşayan bir volkan gibidir.
Savaş meydanında Ejderha Efendisi Swain, tam bir yıkım makinesidir. Bir el hareketiyle gökyüzünden alev yağdırabilir ve düşman saflarını küle çevirebilir. Kanatlarını açtığında, gölgesi tüm savaş alanını kaplar ve en cesur şövalyelerin bile kalbine korku salar. Onun vizyonu artık sadece insanların sırlarını değil, ejderhaların binlerce yıllık kadim bilgeliğini ve yıkım gücünü de kapsamaktadır.
Ejderha Efendisi Swain için fethedilmeyecek kale, yakılmayacak şehir yoktur. O, Noxus'un kudretini ejderha ateşiyle birleştirerek tüm Runeterra'ya şu mesajı verir: "Gökler bana aitken, yeryüzünde kimse güvende değildir." Kadim alev uyandı ve Swain'in parmağının bir işaretiyle tüm dünya bu ateşle tanışacak.
"Ejderha ateşi sadece yakmaz... Gerçekleri de ortaya çıkarır."
- Ejderha Efendisi Swain