Dışarıdan bakanlar için Noxus; yalnızca kana susamış, acımasız ve genişlemeci bir imparatorluktur. Ancak onun surlarının ardına geçebilenler, Runeterra'nın belki de en adil, liyakate dayalı ve kapsayıcı toplumunu görürler. Noxus'ta kim olduğunuzun, hangi ırktan veya dinden geldiğinizin, zengin mi yoksa yoksul mu doğduğunuzun hiçbir önemi yoktur. Burada tek bir geçer akçe vardır: Güç.
İmparatorluğun başkenti olan Ölümsüz Hisar (Immortal Bastion), yüzyıllar önce efsanevi hortlak kral Mordekaiser tarafından inşa edilmiştir. Devasa siyah taşlardan örülmüş bu karanlık kale, Noxus'un sarsılmaz gücünün bir simgesidir. Noxus orduları, gittikleri her yeri sadece fethetmekle kalmaz; fethettikleri topraklardaki insanlara Noxus vatandaşı olma ve devlete hizmet etme fırsatı sunarlar. Başarılı olanlar onurlandırılır, zayıflığa boyun eğenler ise tarih sahnesinden silinir.
Noxus toplumu sürekli bir hayatta kalma ve kendini kanıtlama mücadelesi içindedir. Barış, onlar için sadece bir sonraki savaşa hazırlanmak için verilen kısa bir moladan ibarettir. Kılıç tutabilen herkesin bir değeri vardır; ancak zeka, kurnazlık ve büyü yeteneği de en az kaba kuvvet kadar saygı görür. Suikastçılar loncası, savaş büyücüleri ve devasa kuşatma makineleri kullanan mühendisler, ordunun vazgeçilmez parçalarıdır.
Jericho Swain'in önderliğinde kurulan Trifarix (Üçlü Konsey) sayesinde, imparatorluk artık tek bir zorbaya değil; Vizyon, Güç ve Kurnazlık ilkelerine dayanarak yönetilmektedir. Bugün Noxus, Shurima çöllerinden Freljord'un buzlu topraklarına kadar uzanan kollarıyla, tüm Runeterra'yı kendi sancağı altında birleştirmeyi arzulayan yenilmez bir savaş makinesidir.
"Bize zalim diyorlar... Ancak zayıflığın bedeli ölüm olduğunda, zalimlik aslında merhamettir."
- Jericho Swain