Volrachnun'un karanlık ve ebedi av sahasında ölüm, her şeyin sonu değil, sadece yeni ve acımasız bir başlangıçtır. Burası, ölüm meleği Kindred'ın vahşi yüzü olan Kurdun hüküm sürdüğü "Sonsuz Av" diyarıdır. Çoğu fani son nefesini verdiğinde huzuru bulur ya da unutuluşa karışır. Ancak hayattayken ölümle burun buruna gelip ona meydan okuyan, boyun eğmek yerine savaşmayı seçenler "Kurdun Seçilmişi" olma onuruna erişir. Jericho Swain, İonia'daki savaşta tam da bunu yapmış ve ölümün eşiğinden sarsılmaz iradesiyle dönmüştür.
Bu mistik evrende Swain, sıradan bir komutan olmanın çok ötesine geçerek ölümün kendi avcılarından birine dönüşmüştür. Kızıl, gümüş ve koyu mor tonların hakim olduğu, hem asil hem de dehşet verici bir zırh kuşanır. Sol kolunda şeytani bir enerji yerine, Kurdun vahşetini simgeleyen ruhani ve karanlık bir güç dalgalanır. Artık savaş alanını gözleyenler sıradan kuzgunlar değil; karanlık ormanların içinden süzülen, avının ruhunu koklayan hayalet kurtların gölgeleridir.
Savaş meydanında Kurdun Seçilmişi Swain, düşmanlarına kaçışın imkansız olduğunu fısıldar. Nihai formuna (Ulti) büründüğünde sırtından çıkan ruhani, parçalanmış kanatlarla göğe yükselir ve etrafındaki her şeyin yaşam enerjisini emmeye başlar. O an, savaş alanı Volrachnun'un puslu ormanlarına dönüşür ve düşmanlar sadece Noxus ordusuyla değil, kendi ölümleriyle de yüzleşmek zorunda kalır.
Swain için savaş, sınırların çok ötesinde bir kavramdır. O, hayattayken imparatorluklar fethettiği gibi, ölümden sonrasını da kendi satranç tahtasına çevirmiştir. Kurdun Seçilmişi olarak avı hiçbir zaman bitmeyecek ve ona karşı duran herkes er ya da geç avcıya yem olacaktır.
"Ölüm bir son değil... Sadece avın en heyecanlı aşamasıdır."
- Kurdun Seçilmişi Swain