Kuzeyin dondurucu rüzgarları ve bitmek bilmeyen kar fırtınaları, pek çok ordu için mutlak bir ölüm demektir. Freljord'un acımasız tundralarında hayatta kalmak bile başlı başına bir mucizeyken, bu toprakları fethetmek imkansız olarak görülürdü. Ta ki Jericho Swain, kalın kürkleri ve sarsılmaz iradesiyle Kuzey Cephesi'nin komutasını devralana kadar. O, soğuğu bir düşman olarak değil, kendi stratejisinin bir parçası olarak gördü.
Kuzey Cephesi Swain, cepheye beyaz, ağır bir kışlık palto ve buz tutmuş topraklara uygun sağlam zırhlarla çıkar. Omuzundaki iblis kuzgunu bu zorlu şartlara uyum sağlamış, bembeyaz tüyleriyle bir kar baykuşunu andıran, buz gibi parlayan gözlere sahip bir gözcüye dönüşmüştür. Swain'in büyüsü artık sadece karanlığı değil, aynı zamanda kemiklere kadar işleyen ölümcül bir ayazı da içinde barındırır.
Düşmanları için asıl korkutucu olan, onun kar fırtınalarını nasıl kendi lehine kullandığıdır. Swain, görüş mesafesinin sıfıra indiği tipilerde bile düşman birliklerinin yerini kusursuzca tespit eder. Rakipleri daha ne olduğunu anlayamadan, bembeyaz fırtınanın içinden beliren Noxus askerleri ve ölümcül buz sihirleri tarafından darmadağın edilirler. Swain, askerlerine her zaman fırtınadan korkmamalarını, fırtınanın ta kendisi olmalarını emreder.
Onun komutası altında, ulaşılamaz denilen kaleler teker teker düşmüş ve kuzeyin vahşi kabileleri Noxus bayrağı önünde diz çökmek zorunda kalmıştır. Kuzey Cephesi Swain, sadece askerlerine komuta eden bir general değil; buzun, karın ve merhametsiz kışın efendisidir.
"Soğuk sadece bir histir... Zafer ise mutlak bir gerçektir."
- Kuzey Cephesi Swain